 |
 |
 |
| |
Onunla buluşacağınız ilk gün çekici ve seksi görünmek istiyorsunuz. Ama basit biriymiş gibi algılanmaktan da korkuyorsunuz.
Tebrikler, yeni bir ilişkiye adım attınız! Size akşam birlikte dışarı çıkmayı teklif etti. Şimdi en önemli aşamadasınız; ilk buluşmada... Zihninizde dönüp duran soru muhtemelen şu: Ne giymeliyim?
Elbette bu ilk buluşmada seksi görünmek istiyorsunuz. Ama aklınızın bir köşesinden de Ya seçtiğim kıyafetle, saçımla çok bayağı görünürsem? sorusu geçmiyor değil. İşte bu çok önemli bir nokta!
Basit biriymiş gibi algılanmadan nasıl çekici görünürsünüz? Hangi tip kıyafeti, nasıl bir ayakkabıyı seçerseniz daha seksi hissedersiniz? Saç modelinizi, makyajınızı, dekoltenizi neye göre belirlemelisiniz? Tabii ki pudra.com'un ipuçlarını takip ederek...

ÖNERİLER
Vücuda oturan siyah bir elbise
Her kadın şık bir siyah gece elbisesine sahip olmalı. Eğer böyle bir elbiseniz yoksa alışveriş zamanı demektir. Vücudunuzun kıvrımlarını saran ancak vücudunuza yapışmayan bir elbise seçmelisiniz.
Dizlerinizin biraz üzerinde bir elbise uzunluğu doğrusu oldukça ideal! Çünkü bu uzunluktaki bir elbiseyi her yerde giyebilirsiniz.
Tek omuzlu bluz
Size belki şaşırtıcı gelebilir, ama pek çok erkek açıkta bırakılmış boyun ve omzu, bacak dekoltesinden daha seksi buluyor.
Tek omuzlu elbise ya da bluz, erkeklerin arzularını ayağa kaldırmak için doğrusu iyi bir seçim gibi görünüyor. Basit görünme kaygısı taşıyorsanız hatırlatalım: Tek omuzlu bir bluzu skinny jean ile rahatlıkla giyebilir, hafif spor bir hava da katabilirsiniz giyiminize. Ya da seksi bir mini etekle...
Harika bir çift topuklu ayakkabı
Kadınlar yüksek topuklu ayakkabıları severler. Ve inanın, erkekler de öyle... Sadece rahatça yürümenize engel olacak kadar yüksek olmadıklarından emin olun, yeter!
Ortalama 8 cmlik topuk boyu pek çok kadın için ideal bir ölçü. Bakımlı ve ojeli ayak parmaklarınızı gösteren bir açık ayakkabı ya da bantlı şık bir sandalet de oldukça çekici ve seksi görünmenizi sağlayabilir.
Seksi dağınık topuz
Dalgalı perçemler kesinlikle seksi bir görünüm veriyor kadınlara... Ve tabii özel buluşmalar için hiçbir saç modeli seksilikte dağınık toplanmış saçları yenemiyor.
Sımsıkı bir topuz mu? Unutun gitsin! Sıkı bir topuz ya da her ne şekilde olursa olsun fazlaca şekillendirilmiş saçtansa dağınık toplanmış saçlar şöyle dile gelirler: İyi görünmek için çabalamama gerek yok!
SAKINMANIZ GEREKENLER
Süper mini etek
Eğer Britney Spears tarzı, frikik vermeden arabadan inemiyorsanız eteğiniz oldukça kısa demektir. Hem bazı şeyleri de partnerinizin hayal gücüne bırakın!
Kalça boyu çizme
Evet şimdi mevsim yaz, ama biz şimdiden kış aşıklarına hatırlatalım. Diz boyunu aşan çizmeler geçtiğimiz sezon oldukça gözdeydi ve yeni sezonda da saltanatını sürdürecek gibi görünüyor. Ancak biriyle ilk buluşma için fazla abartılı ve basit kaçıyor bizce.
Siz iyisi mi ilk buluşma öncesinde bu çizmeleri dolabın en derinine gömün ve partnerinizle birbirinizi tam olarak tanımaya başlamadan önce de asla görünür yere çıkarmayın.

Çok fazla makyaj
Şu bir gerçek ki kadınlar makyajı erkeklerin sevdiğinden daha fazla seviyor. Unutmayın, kozmetik güzelliğinizi daha da artırmaya hizmet ediyor, onu mahvetmeye değil! Dolayısıyla yüzünüzde bir kalıp makyajla dolaşma yanlışına düşmeyin. Partnerinizden şu sözü duyduğunuzu farz edin: Bana sarıldığında bütün fondöteninin gömleğime bulaşmasından daha kötü bir şey olamaz.
Hem erkekler fazla makyaj yapan kadınlar için, Acaba bu makyajın altında ne saklıyor? diye düşünüp ertesi sabah uyandıklarında nasıl bir yüzle karşılaşacaklarını da merak ederler.
Her şeyi ifşa etmek
Bu sezon şeffaf kumaşlar oldukça gözde, ama siz siz olun ilk buluşmada transparan bir giysiyi tercih etmeyin. Şu kuralı aklınızda tutun: Daima vücudunuzun tek bir parçasıyla dekolte yaratmalısınız!
Mesela bacaklarınız, göğüs çatalınız, omuzlarınız ya da sırtınız. Hangisi sizin daha çok hoşunuza gidiyorsa... Hepsini ortaya çıkarmamalısınız. Süper mini etek ve derin V yakalı göğüs dekolteli bir bluzun aşırı görünümünün yanında, yalnızca sırt dekoltesi olan, dizinizin sadece çok az üstünde kalan bir elbisenin kusursuz seksapelini düşünün!
 |
Konuşma gücünün seks hayatına olan katkısı yadsınamaz. Öyleyse nasıl açık saçık konuşulacağını öğrenmenin ve uygulamanın tam zamanı!
Onunla iki yıldır birlikteyiz ve birbirimizle her şeyi konuşmaya açığız. İş seksi konuşmaya gelince, ben o tarz konuşmayı becerebilen kadınlardan değilim. Denediğimde partnerimin benimle dalga geçtiğini ve tabii kekelemeye başladığımı hatırlıyorum.
Bebeğimin doğumundan beri kendimi seksi hisssetmiyorum. Seksi konuşabilmekse yakınımdan bile geçmiyor.
Onunla seksi konuşabilmeyi istiyorum ama her defasında gülünç duruma düşeceğim korkusuyla kendimi durduruyorum.
Bu sözler hayali kahramanlara ait değil. İçimizden birilerinin, hatta bizim yakınmalarımız ne yazık ki... Oysa açık saçık konuşmak, utanılması ya da sakınılması gereken değil, arzuları canlı tutmayı sağlayan bir beceri.
Kaba olmaktan, hakaret içeren sözler sarf etmekten söz etmiyoruz elbette. Sadece hayatımızın seksle ilgili olan kısmını biraz daha canlı hale getirmek niyetimiz. İngilterenin ünlü seks oyuncak markası Coco de Merin kurucusu Sam Roddickin, The Art Of Talking Dirty yani, Açık Saçık Konuşma Sanatı adlı salonunda kadınlara verdiği seksi konuşma derslerinden notları aktarıyoruz. Bakın, adım adım seksi konuşma nasıl yapılır...
Kendinizi seksi hissedin
Her şeyden önce erotik konuşma, sadece ezberden bazı edepsiz sözleri söylemekten ibaret değil. Açık saçık konuşmayı denemeden önce kendinizle iletişim kurmak zorundasınız. Sahneyi kurun, mumları yakın, bütün vücudunuzu nemlendirici bir kremle ovun. Kendinizi seksi hissetmedikçe seksi konuşamazsınız. İşte anahtar bu! Ylang ylang mumu ya da tütsüsünü deneyin.
Kendi kendinize çalışın
Partnerinizle konuşmaya başlamadan önce, bugüne kadar söyleyemediğiniz cinsel organ isimleri gibi argo kelimeleri kendi kendinize söyleyin ve bu kelimelerle aranızdaki mesafeyi kısaltın.
Ses tonunuzu ayarlayın
Konuşmaya yumuşak başlayın ve konuşmanızı bunun üstüne inşa edin. Cazibenin gücü sesle başlar. Ses tonunuzu daha düşük tutun, yumuşak ve yavaş konuşun.

Yazarak anlatın
İstediğinizi söyleyemiyorsanız bir parça kağıdın üzerine yazın ve partnerinizin bulacağı bir yere bırakın onu. Bütün bir geceyi üstünde geçirmek için daha fazla bekleyemem gibi bir cümle mesela... Oldukça etkili bir yöntem!
Telefonda konuşun
Seksi konuşmayı telefonda yapmayı deneyin. Arkadaşlarıyla dışarıda olduğu ya da işte olduğu, yani konuşamadığı ve sadece dinlemek zorunda olduğu zamanlarda aramak daha iyi olacaktır. İç çamaşırı giymediğinizi ve onu düşünerek kendinize dokunduğunuzu anlatın. (Her şeyden önce telefonu partnerinizin açtığından emin olun tabii!)
Onu bir meyve olarak hayal edin
Açık saçık konuşmayı partnerinizle yüz yüze, gülümseyen, şımarık bir ifadeyle ve göz kontağını sürdürerek yapmayı deneyin. Açık saçık konuşmak, hiç aklında yokken bile onu kapalı konumdan açık konuma getirmeyi sağlar. Mesela partnerinizle konuşurken onu en sevdiğiniz meyve olarak gözünüzün önüne getirin ve ona onu nasıl yemek istediğinizi anlatın. Sandığınız kadar zor değil, merak etmeyin!
Eğer ilişkiniz kötü gitmeye başladıysa, hemen ani bir ayrılık kararı vermeyin. Öncelikle ilişkinizi kurtarmayı deneyin. Nasıl mı? Önerileri okuyun...
Konuşmak ve paylaşmak, karşınızdaki insanı anlamaya çalışmak, hayatı renklendirecek küçük sürprizler yapmak, hobilere zaman ayırmak ve seks hayatınızı canlandırmak kötü giden bir ilişkiyi veya evliliği kurtarabilecek önlemler
İletişim kurun
Genelde ilişkinin kötüye gittiği, iletişim kopukluğunun yaşanmasından anlaşılır. Ya da iletişimsizlik başladığı an, ilişki kötüye gitmeye başlar. İşte bu nedenle kötüye giden bir ilişkide yeniden diyalog kurabilmeyi başarmak çok önemlidir. Diyalog esnasında birbirinizin sözünü kesmeden, konuşma bir tartışmaya doğru gidiyorsa, kim haklı yarışına girmeden dinlemeyi başarmak gerekiyor.
Empati geliştirin
Empati kurmayı başarmak, aslında sorunun üstesinden gelmek için çok yol kat etmek anlamına geliyor. Çünkü kendinizi karşınızdakinin yerine koyup, durumu tamamen onun şartları açısından değerlendirdiğinizde her şeyin çok farklı görüneceğinden emin olabilirsiniz.
Tabii empati, karşılıklı geliştirilmesi gereken bir duygu. Siz kendinizi partnerinizin yerine koyarken, ortada sorun olduğunu düşündüğünüz konuyla ilgili ondan da kendisini sizin yerinize koymasını isteyebilirsiniz. Empati kurarak vardığınız sonuçtan dolayı, evet, haklısın diyebilmeyi de başarmalısınız.
Küçük sürprizler yapın
Evliliklerin ya da uzun süreli ilişkilerin kötü bir yola girmesinin, belki de bitme noktasına gelmesinin en önemli nedenlerinden biri monotonlaşmadır. Öyleyse küçük sürprizler, şaşırtma oyunlarıyla ilişkinizi renklendirmelisiniz.
Örneğin, Niye birlikte dışarı çıkmıyoruz? ya da Sinemaya/konsere gidelim mi? demek yerine, gitmek istediğiniz ve partnerinizin de zevk alacağı bir etkinlik için iki kişilik biletinizi alıp, ona verin. Ya da güzel bir mekanda akşam yemeği için yer ayırtın ve Bu akşam yemeğe gidiyoruz diyerek tatlı emrivakiler yapın. Bir hafta sonu kaçamağı için otelde iki kişilik yer ayırtmak da iyi bir fikir!
Bireysel yaşamınızı yenileyin
Bazen ilişkiler, eşlerin karşılıklı anlatacakları bir şey kalmadığı için sıkıcı bir hal alır. Bir kafede ya da restoranda oturan pek çok çiftin birbirlerine anlatacakları heyecanlı konuları olmadığına, sıklıkla etrafı gözlediklerine şahit oluruz. Oysa bireysel olarak hayatınızı rutinin dışına çıkararak, hayatınıza yenilikler eklerseniz, eşinize anlatacağınız ne çok şey olur, düşünsenize
Dans kursuna gitmek, tek başınıza kısa bir seyahate çıkmak, yeni ve ilginç bir hobi edinmek gibi
Seks hayatınızı renklendirin
İster inanın ister inanmayın ama bir ilişkinin temelini sevgi kadar iyi giden bir cinsel hayat oluşturur aynı zamanda. Seks hayatı canlılığını yitirmişse, ilişki de monotonlaşır. Ya da ilişki rutine girmişse, zamanla seks hayatı tadını kaybeder. Öyleyse seks hayatınızı renklendirerek, ilişkinizi yoluna sokmak konusunda önemli bir adım atmış olursunuz. Örneğin fanteziler kurmak ve onları hayata geçirmek, seksi yatak odası sınırları dışına taşımak, eşinizin yenilik isteklerine açık olmak, o güne kadar yapmadığınız sürpriz bir değişiklikle sevişmenizi tatlandırmak gibi farklılıkları deneyebilirsiniz.
Evliliklerin çoğu, eşler farkında olmasa da
ten uyuşmazlığından dolayı sonlanıyor çoğu zaman. Peki ten uyuşmazlığı
aşılabilir mi bir şey mi?
Mükemmel ilişki olarak adlandırdığımız şey, içinde uyumu barındırır.
Tensel, yani diğer adıyla cinsel uyum ve tabii beraberinde ruhsal
uyumdur aslında ilişkileri ayakta tutan...
Cinsel uyum ruhsal
uyumu, ruhsal uyum da cinsel uyumu etkiler. Öyle ki cinsel yaşamdaki bir
hoşnutsuzluk; stres yaşamanın, huzursuz olmanın, ilişkideki
çatışmaların sebebidir. Hatta eğer bir çiftin cinsel uyumsuzluk sorunu
varsa, bu onların başkalarıyla sosyal ilişkilerini de etkiler.
Ayrılık nedeni: Ten uyuşmazlığı
Başarısızlıkla sonuçlanan
evliliklere bakın. Çoğu çift, anlaşamamalarının gerçek nedenini hiçbir
zaman tahmin edemez bile. Çoğunun nedeni ten uyuşmazlığıdır aslında.
Yaşanan tüm anlaşmazlıklar da bu sorunun üzerine inşa edilmiştir.
Uyumlu
cinsel birliktelik, çiftlerin pek çok gerilimin üstesinden gelmelerine
ve uzlaşma yolu bulmalarına izin verir. Düşünün bir kere... Gerilimli ve
tartışmalı geçen bir günün gecesinde yaşanan sıcak ve tatmin edici
anlar, bir gün önceki meseleyi tamamen unutturabilir, değil mi?
Kadın
ve erkek eğer yatakta hem bedenleriyle hem de duygularıyla kendilerini
iyi hissediyorlarsa, sorunların üstesinden gelmek zor değildir onlar
için. Bu nedenle cinsel ve ruhsal uyumu biribirinden ayırt etmek çok da
mümkün değildir.
Uyumun vaat ettiği ödül: Orgazm
Bazen insanlar şu konuda
yanılıyorlar: Ten uyumunu, birlikte ve aynı anda orgazm olmak olarak
algılıyorlar. Siz de bu yanılgı içindeyseniz, hemen düzeltelim.
Kadının
orgazm olamama sorununu direkt ten uyuşmazlığına bağlamak da yanlış.
Çoğu kadının orgazma ulaşamaması, yetersiz cinsel deneyime sahip
olmamasından kaynaklanıyor ne yazık ki... Şu bir gerçek ki eşler
arasında ten uyumu söz konusuysa mükemmel orgazm anları kaçınılmaz
oluyor.
Rutin seks hayatı
Sadece çok güçlü bir cinsel çekicilik
değildir cinsel uyum. İki insan, seks esnasında vücutları tutkuyla
birbirine kenetlendiğinde, birbirlerine zevk verdiklerinde,
birbirlerinin gözlerindeki hayat ışığını da görürler. Günlük hayatın
içinde yaşadıkları karışık duygular, çatışmalar, yatağın içinde
barışmayla son bulur ve orada bir büyü bulmuş gibidirler adeta.
Birbirleriyle tensel ve ruhsal uyum içinde olan çiftler, birlikte
olmaktan da hiçbir zaman sıkılmazlar.
Ten uyuşmazlığı olarak
adlandırılan, tarafların ya da sadece bir tarafın eşinin teninden haz
almaması ya da hoşlanmaması durumu, aslında rutinin içinde
kaybolmalarından ileri gelir. Bu durumda cinsel uyumu arayan çiftler,
bunu da hesaplamalılar ve yeniliklere açık olmalılar.
Sevişme senaryosunu değiştirin
Uzun süreli
bir ilişkiyse yaşadığınız, birbirinizle açık bir şekilde
konuşabilirsiniz. Ten uyuşmazlığı sadece ilişkinin başında yaşanan bir
şey değildir, sonradan da oluşabilir.
Partnerinizle açıkça ve
güvenle paylaşabilme yeteneğiniz varsa ve partneriniz onunla paylaşmak
istediğiniz her şeyi anlıyorsa, bu aslında aranızdaki uyumun işaretidir.
Belki taraflardan biri ilişkinin monotonluğundan yorulmuş ve farklılık
arıyor olabilir. Cinsel ilişkinin hep aynı senaryo içinde yaşanması,
seksi ilgi çekici bir eylem olmaktan çıkarabilir.
Bir kadın
ilişki boyunca hiçbir zaman orgazm deneyimi yaşamamışsa, ortada baş
etmesi güç bir durum var demektir. Bu durumda erkek cinsel ilişkiyi
yoluna koymak için insiyatifi eline almalıdır. Eğer bir kadın ilişkide
sürekli olarak tatminsizlik sorunu yaşıyorsa, muhtemelen kadın erotik
olarak uyarılmıyor demektir. İlişkideki en önemli ayaklardan biri,
cinsel fedakarlıktır. Tensel uyum için, cinsel hayatınızda küçük
değişiklikler yapmanız gerekir.
Ten uyuşmazlığı çözülebilir
Ten uyuşmazlığı, bir ilişkinin
cinsellik dışında kalan boyutlarını da etkiler. Tartışmalar, karşılıklı
suçlamalar, küskünlükler ve sonunda karşılıklı olarak soğuma, sekse
olan ilgiyi kaybetme yaşanması kaçınılmazdır.
Örneğin bir erkek,
kendisiyle seks yapmak istemeyen karısını, artık kendisini sevmediği ya
da soğuk bir kadın olduğu şeklinde suçlayabilir. Kadın, orgazm sorunu
olmadığı halde kocasıyla eskisi gibi sık seks yapmak istemiyorsa, bu
onun frijit olduğunu değil, cinsel yapılarının farklılığından dolayı
kadının ten uyuşmazlığı sorunu yaşadığını gösterir.
Her ikisinin
cinsel yapısı arasında bir çatışma var demektir. Ama merak etmeyin,
uzlaşma yolu her zaman bulunur. Yani ten uyuşmazlığı aşılamaz bir sorun
değildir. Tabii bu durumu bir takıntı haline getirmediğiniz ve trajediye
dönüştürmediğiniz takdirde.
Dokunma sanatı
Seks, sadece iki bedenin mekanik bir
şekilde birleşmesinden ibaret değildir. Duygularımızın,
davranışlarımızın, arzularımızın, fiziksel yakınlığımızı ifade ediş
biçimimizin zirve noktasıdır. Her seks oyunu dokunmayla başlar. Her
şeyden önce, duygularımızı, arzularımızı, sekse olan istekliliğimizi
kelimesiz bir biçimde ifade etmek için bir fırsattır dokunmak. Bu
nedenle cinsel ilişkideki en önemli şey, elinizi nereye koyacağınız,
nereden öpeceğiniz değil, bu dokunuşlarla özel hislerinizi aktarabilme
yeteneğinizdir.
Eşlerin birbirlerinin erojen bölgelerini ve
dokunma sanatını görmezden gelmeleri, aralarındaki cinsel uyumu zedeler.
Oysa dokunma sanatı sihirli anahtardır adeta.
Kadınların en
yaygın erojen bölgeleri; kafa derileri, göz kapakları, kulak memeleri,
dudakları, dilleri ve ağızlarıdır. Beyler, eşinizin size karşı cinsel
soğukluk yaşadığını hissediyorsanız bu erojen bölgeler arasında bir
seyahate çıkmanızı öneriyoruz. İnanılmaz keşiflerde bulunmak için tek
ihtiyacınız olan zaman ve sabır!
Ten kokusu
Ten uyumunun fiziksel ayaklarından bir diğeri
de kokudur hiç kuşkusuz. Aşkı bile kontrol eden zerrecikler olarak
bilinen feromonlar, burundan havayla beraber alınarak beyne iletilir ve
bir ten haberleşmesi olur bu sayede.
Davranışları kontrol eden
feromonlar sayesinde kişilerin ruh hali, davranışları değişir. Ten
kokusundan kaynaklanan bir uyuşmazlık söz konusuysa, ten kokusu parfümle
kolayca değiştirilebilir.
Kadınlar daha çok konuşur. Kadınlar daha depresiftir. Erkeklerin seks dürtüsü daha yüksektir. Bu kalıplardan hangileri doğru, hangileri yanlış biliyor musunuz?
Kadınlar ve erkekler hakkında, doğruluğundan emin olamadığımız öyle çok klişe var ki... Buradan tüm klişelerin yanlış olduğu sonucunu çıkarmamalıyız elbette. Önemli olan gerçekle kurguyu birbirinden ayırabilmek.
Kadınlar daha çok konuşur, daha depresiftir, başkalarının sözünü kesmeye bayılır... Erkeklerin duygusal zekaları daha düşüktür, seks dürtüleri daha yüksektir...
Bazı araştırma sonuçlarından yola çıkarak, kadınlar ve erkekler hakkında sıkça duyduğumuz, ama doğru olup olmadıklarını bilemediğimiz klişelerden bazıları hakkında tespitleri ortada. İşte, kadınlar ve erkekler hakkında bildiğimiz yanlışlar ve doğrular...
Kadınlar daha çok konuşur (YANLIŞ)
Hep şuna inandırıldık: Çok konuşuyoruz, gereksiz sözler sarf ediyoruz, sürekli dır dır ediyoruz! Oysa erkekler! Onlar hep az ama öz konuşuyorlar, değil mi?
Hayır, yanlış! Her iki cins de günde ortalama 600 kelime kullanıyor. Kimse kimseden daha fazla konuşmuyor yani.
Erkeklerin duygusal zekaları daha düşüktür (DOĞRU)
Beyler, üzgünüz! Ama bazen gerçekler acıdır. Çalışmalar tutarlı bir şekilde ortaya koyuyor ki biz kadınlar başkalarının yüz ifadelerini tanıma ve kaydetme konusunda daha başarılıyız.
Duygusal zeka, empati de gerektiren bir şey; dolayısıyla empati yeteneğimiz de daha güçlü.
Kadınlar daha depresiftir (YANLIŞ)
Kadınların beyninde mutluluk hormonu olan serotonin seviyesinin daha düşük olduğu söylendi hep. Ancak çalışmalar bunun doğru olmadığını gösteriyor.
Bu mitin ortaya çıkmasının sebebi, depresyonda olduğu tespit edilen kadın sayısının daha fazla olmasından kaynaklanıyor. Çünkü kadınların doktora gidip yaşadıkları sıkıntıları doktora açmaları erkeklere oranla daha yaygın. Onlar depresyonlarını kendi içlerinde çözmeye çalışıyorlar!
Erkeklerin seks dürtüsü daha yüksektir (DOĞRU)
Erkekler bazı kirli fikirleri akıllarından geçirmeden güzel bir kadın garsonun elinden kahve alamazlar, değil mi? Doğru!
Nörobiyologlar bunda suçlanması gerekenin beyin olduğunu söylüyor. Duyumsal organlardan gelen sinyalleri işleme koyan beynin parietal bölümü erkeklerde daha geniş. Bir başka deyişle, erkeklerin beyinlerindeki kafa-penis bağlantı akımı bizimkine göre çok daha çarpıcı.
Kadınlar atamazlar (DOĞRU)
Gerek denize taş atma gerekse de herhangi bir oyunda top atma konusunda olsun, kadınların atma işinde erkeklerden kötü oldukları bir gerçek. Ancak bunun kas gücünden ziyade psikolojik bir nedeni var.
Bu alanda yapılan araştırma, erkeklerin atma konusunda daha başarılı olmalarını sinir miktarlarına bağlıyor. Onlar daha uzağa atabiliyorlar, çünkü daha agresifler!
Kadınlar erkeklerden daha fazla söz keserler (YANLIŞ)
Sosyologların araştırmalarına göre erkekler konuşmada dominant olma konusunda çaba gösteriyorlar ve konuşmayı yönlendirmek için sürekli araya giriyorlar.
Biz ise konuşmayı kontrol etmekten ziyade konuşmanın akışını korumak için daha fazla soru soruyoruz.
Utangaç kızlara ateşli seks hayatı rehberi! İyi kızlar da mutlu bir seks hayatını hak ediyor.
Şimdiye kadar hep iyi kız oldunuz. Seksle ilgili herhangi bir konu geçtiğinde yüzü kızaran, bu konuların konuşulması bir yana, yatak odası sınırlarından dışarı çıkmaması gerektiğine inanan...
Ama artık siz de gerçeklerin farkındasınız, rutinin içinde boğulmak istemiyorsunuz. Seks hayatınızın heyecan seviyesini bir tık yukarı çekmek niyetindesiniz.
Evet, biliyoruz, partnerinizle bunu konuşmaktan çekiniyorsunuz. Öyleyse uygulamanız gereken taktikleri öğrenip hemen bu gece tatbik etmelisiniz.
Bu gece uzun olacak, desenize!

Samantha olsa ne yapardı?
Hadi ama, seks konusunda fazla açık olmayabilirsiniz fakat neticede siz de bir kadınsınız. Fanteziler kurduğunuz için kendinizi suçlu hissetmeyin. Bazen kendinizi başkalarının yerine koymak cesur adımlar atma konusunda işe yarayabilir. Mesela Sex and the Citynin Samanthası şimdi yatakta olsa ne yapardı diye hayal edip, onun seksi imajını kendi üstünüze almayı deneyin.
Daha seksi olan siz imajını zihninizde sıkıca tutun ve partnerinizle işe koyulduğunuzda utangaç kız yerine onu hayata geçirin.
Seks destekleyicilerinden yararlanın
Elbette sert pornografik öğeleri hayatınıza dahil edin demiyoruz, ama işe yarar tavsiyeler veriyoruz. Nasıl mı? Bir çift siyah seksi topuklu ayakkabı ya da onun gözlerini bağlayabileceğiniz bir ipek eşarp yeterli daha ateşli bir sevişme için.
Bu iki basit yardımcıdan birini seçerek partnerinize heyecan seviyesi yüksek bir sevişme yaşatabilirsiniz. Unutmayın, hiçbir erkek topuklu ayakkabının cazibesine kayıtsız kalamaz!

Seksi mesaj gönderin
Ofiste yetiştirmeniz gereken işler, aile içi can sıkıcı meseleler, sizi bekleyen uzun alışveriş listesi... Bir dakika, peki ya bütün bu rutin işlerin arasında partnerinizle aranızdaki romans? Unutmayın, romantizm, ateşli bir seks hayatı için anahtar niteliğindedir. Öyleyse gün içinde telefonuna birkaç tane üstü örtülü romantik görünümlü seksi mesaj gönderin ki o da kendini bu akşamki buluşmaya hazırlasın.
Bir mesaj örneği: Yeni aldığım siyah elbiseyi bu akşam senin için giyeceğim diye sabırsızlanıyorum. Seni seviyorum. Göreceksiniz, o elbiseyi giydiğinizde, üstünüzden çıkması çok uzun zaman almayacak!
Rutinin dışına çıkın
Siz hep iyi kızsınız, değil mi? Ve muhtemelen sevişmelerinizin çoğunu yatak odanız sınırları dahilinde düzenli planlanmış zamanlarda gerçekleştiriyorsunuz; mesela sadece cumartesi akşamları... Bu defa bir değişiklik yapmaya ne dersiniz?
Örneğin onu işten eve döndüğünde çıplak bedeniniz üzerine giydiğiniz sabahlığınızla karşılayıp salondaki koltuğa götürerek ya da sabah duşunda sinsice yanına sokulup banyoda aktivitelerde bulunarak...
Spontane yapılanlar her zaman daha heyecan vericidir. Göreceksiniz, siz de partneriniz de hayal kırıklığına uğramayacaksınız!
Bir dilek listesi oluşturun
Seks hakkında aklınızdan geçenleri kız arkadaşlarınızla paylaşma konusunda bir çekinceniz yok. Ama iş bunları partnerinize açmaya gelince süper utangaçsınız. Öyleyse zaman kaybetmeden arzularınızı onunla paylaşmaya başlayın.
Mesela, Yavaş gittiğinde daha çok zevk alıyorum ya da x pozisyonunu deneyelim mi?... Bu örnek dilek listesini partnerinizden beklentilerinizi gözden geçirerek uzatabilirsiniz. Sonra bu listeyi onunla paylaşmayı unutmayın!
Meyveli kokular, yaz günlerinin en tercih edilen kokularından... Sıcak, samimi ve iştah açıcı. Meyveli parfümlerden ufak bir sepet yaptık, almaz mıydınız?
Sıcak günlerde üstümüze nasıl hafif kıyafetler giyiyorsak, parfümümüzü de hafifleştiririz. Bu yüzden, çiçek ve meyve kokuları yazın en gözde parfümleridir.
Davidoff, Cool Water Wave
Modern, kendine güvenen kadınlar için...
Okyanus dalgalarını anımsatan ferah kokunun üst notalarında karpuz, mango, guava, frezya, şakayık, pembe biber tanesi; dip notalarında ise sandal ağacı, süsen ağacı ve misk bulunuyor.
Thierry Mugler, Innocent
Oyun sever, esprili ve seksi...
Parfümün üst notalarında bergamot, mandalina; orta notalarında kiraz, siyah frenk üzümü, badem; temel notalarında ise amber, misk, pralin bulunuyor.
Escada, Moon Sparkle
Kışkırtıcı, tasasız ve parlak...
Karşı konulmaz ve romantik bir kadın kokusu. Sıcak yaz gecelerine çok uygun. Çilek, kuşüzümü, turunçgil kokteyli, kırmızı elma ve tatlı bezelye notalarına sahip.
Ayrıca iris, yasemin, gül, ahududu ve misk notalarını da içeriyor.
Clarins, Par Amour Toujours
Spreyi pembe bir kalp şeklinde olan, hafif ve pembemsi parfüm, yeni tomurcuklanmakta olan aşkı sembolize ediyor.
Gül, pembe biber taneleri, siyah frenk üzümü goncası, pembe greyfurt ve ahududu notalarına sahip.
Chopard, Happy Spirit
Elmas bir yüzükten esinlenerek tasarlanan şişesi, aşkın ruhunu temsil ediyor. Oryantal kokusunu tepe noktalarındaki kan portakalı ve hanımelinden alıyor.
Parfüm, tene işledikçe etkileyiciliği artıyor ve baştan çıkarıyor...
DKNY, Be Delicious Red
Büyülü bir dokunuşla beliren baştan çıkarıcılık, parlayan şampanya notalarının egzotik meyve kırmızı ahududu ve taze elmayla flört edişi...
Islak menekşe yapraklarının yükselen ezgileriyle birleşmiş, zengin, ılık, nanemsi ve ışıldayan kehribarla ezilmiş, vanilya tanelerinin şehvetiyle harmanlanmış kadifemsi gül ile insanın içi içine sığmaz ruhu.
Tensel notaların kırmızı ahududuyla yumuşak tatlı bir öpücük için karışımı
Cacharel, Amor Amor Delight Summer
Amor'dan yeni bir yaz hikayesi. Yazın gerçek duygularının, heyecanlarının, arkadaşlığın, aşkın ve flörtün ve unutulmaz kavuşmaların kokteyli.
Üst notalarda ananas ile greyfurt ve kırmızı meyvelerin şerbeti, kalp notalarda gül ile frangipani çiçeği ve portakal çiçeği, dip notalarda ise paçuli, vetiver, sandal ağacı, amber ve miskin muhteşem uyumu.
Hugo Boss, Boss Orange
Notalarında elma, beyaz çicek ve vanilya bulunan parfüm, tatlı ama aynı zamanda fresh bir kokuya sahip.
Özgür, modern aynı zamanda tutkulu, feminen ve spontane yaşayan kadının kokusu...
Her sezon değişen stiller, trendler ve teknolojik ayrıntılar saat modellerine de yansıyor. Kolunuzdan çıkarmak istemeyeceğiniz, sizi yansıtan saati bulmak için önerilerimize kulak verin.
Günümüzde kol saatleri işlevinden çok bir prestij simgesi olarak ön planda. Her sezon değişen stiller, trendler ve teknolojik ayrıntılar saatlere yansıyor. Ama belli başlı markaların klasik modelleri, yıllarca aynı çizgisini koruyor.
Saat seçerken dikkat etmeniz gereken bazı unsurlar var, işte birkaç ipucu...
"1" tane olsun, tam olsun!
Çok para harcayıp bir sürü saat almak yerine, bir tene çok kaliteli saate yatırım yapın. Böyle bir saat "zamansız" olduğu için, yıllarca kullanabilirsiniz.
Tarzınıza uygun model seçin
Seçtiğiniz modelin tarzınıza ve kişiliğinize uygun olmasına dikkat edin. Klasik bir tarzınız varsa, deri ya da metal kayışlı, çok büyük olmayan, klasik tasarımlı bir saat alın. Böyle modellerler takım elbiseyle mükemmel uyum sağlar.
Eğer tarzınız sporsa, büyük, kalın, deri kayışlı bir modeli tercih edin.
Kıyafetinize göre saat takın
Metal veya metal ayrıntıları olan spor saatler gün içinde rahatlıkla kullanılır. Jean ve tişörtlerle çok şık durur.
Deri kayışlı modeller ise şık davetlerde takım elbisenizi tamamlar, klas görünür.
Metal kayışlar daha dayanıklı
Paslanmaz metal kayışlar, deri olanlara göre daha dayanıklı ve kullanışlıdır. Yıllarca bozulmaz. Metal detaylar saatte klas bir görünümü garantiler.
Spor saatler çok fonksiyonel
Spor saatler şık modellere göre daha uygun fiyatlı satılıyor. Farklı fonksiyonlara sahip olan bu modeller, sporla uğraşanlar için ideal.
İnsanlarda biyolojik sistem çeşitli durumlarda ve farklı sürelerde salınım gösterir. İşte vücut saatine göre neyi ne zaman yapmamız gerektiği...
Gaziantep Üniversitesi (GAÜN) Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu (BESYO) Müdürü Doç. Dr. Kürşat Karacabey, insan vücudunun her işi yapabilmesi için ideal bir saati bulunduğunu, hangi işin hangi saatte yapılması gerektiğinin insanın genlerine kodlandığını söyledi.
Her işin verimli ve başarılı şekilde yapılabilmesi için ideal bir saatinin olduğunu, hangi işin hangi saatte yapılması gerektiğinin insanların genlerine kodlanmış olduğunu kaydeden Karacabey, başarı ve verimliliğe iş ya da etkinliğin yapıldığı zamanın önemli etkisinin olduğuna dikkati çekti.
Saat 01.00-02.00
Verimliliğin ve dikkatin en düşük olduğu saatler. Bu saatte hala çalışanlar hata yapmaktadır. Çünkü vücut kendini uykuya ayarlamıştır. Görme ve refleksler zayıftır, istatistiklere göre bu saatlerde yapılan trafik kazaları oldukça fazladır.
Saat 03.00
Metafizik ve yoğunluk safhası, bu saatlerde insan içe dönüktür, bedensel ve ruhsal olarak karanlık bir safhadır. Melatonin hormonun salgılanması arttığından dolayı kişi tembel ve kararsızdır. Bu saatlerde insanların bunalıma girme ve intihar eğilimleri yüksektir.
Saat 04.00
Vücut kendini yeni güne hazırlamaya başlar ve enerji üretilmeye başlanır. Kan basıncında yükselme ve damarlarda gerilmeler oluşmaya başlar. Bu nedenle 04.00-06.00 saatleri arası enfarktüs krizi geçirme oranı oldukça yüksektir. Kalp rahatsızlığı olanlar ve erken saatlerde spor yapanların dikkatli olmaları gereken bir zaman dilimidir.
Saat 05.00-06.00
Yeni güne merhaba saatidir, stres hormonu gündüz değerinin yaklaşık altı katına çıkar. Vücudumuz harekete geçer, gece boyu kayıp edilen enerji tekrar yerine konulur. Metabolizma hareketlenir ve günün işleri için enerji ve protein sentezlenir. Artık vücut yeni güne başlamak için hazır pozisyondadır.
Saat 07.00
Organizma uyanmıştır, ancak hala zayıftır, kaslar ve eklemler ısınmamış hala soğuktur, bu saate spor yapmaktan kaçınmalıyız. Spor yerine güzel bir kahvaltı yapmalıyız, sindirim sistemi iyi çalışmaktadır. Karbonhidratlar hiç depo edilmeden direk enerjiye çevrilmektedir. İstediğimiz gibi kahvaltı yapabiliriz.
Saat 08.00
Nabız ve tansiyon yükselmeye başlamıştır. Uyurken yaklaşık 60 olan kalp atım sayımız uyandığımızda sağlıklı bireylerde yaklaşık 72-78 atış arasına çıkar. Çalışmamız için gerekli olan bu kalp artışı kalp krizi riskini de artırabilir. Kahvaltı sonrası içilen sigaralara da çok dikkat edilmesi gereken bir saattir çünkü damarlar her zamankinden daha fazla daralmaktadır.
Saat 09.00-11.00
En etkin çalışma saatleridir. Kısa süreli bellek en yüksek seviyede olup bu saatler yoğun çalışma için en uygun ve en verimli saatlerdir. Aynı zaman da konsantrasyon ve mantıklı düşünüp karar vermek için en ideal saat olarak göze çarpmaktadır.
Saat 12.00-14.00
Yorgunluğun baş göstermeye başladığı saatlerdir. Dikkat dağılmaya başlamış ve uyku hali oluşmuştur. Beyine giden kan miktarı azalmaya başlamıştır. Çünkü öğle yemeği saati gelmiş kan sindirim için yoğun olarak mide tarafından kullanılacaktır. Öğle yemeğinin ardından uyku hali iyice bastıracaktır. Bu saatlerde öğle uykusu yapabilen kişilerde enfarktüs geçirme oranı yaklaşık yüzde 30 oranında düşecektir.
Saat 15.00
İnsanın kendisini en mutlu hissettiği saattir. Bu saatte mutluluk hormonu endorfinin salgılanması en yüksek seviyeye çıkar. Yeni işler için enerji yeniden gelmiştir, belleğimiz tam yerindedir. İkinci en verimlilik dönemi yaşanır ama bu verimlilik oranı sabahkinden daha düşüktür.
Saat 16.00-17.00
Adrenalin hormonu en yüksek seviyeye ulaşmıştır ve kaslar çok güçlü durumdadır. Kuvvet artışı en yüksek seviyeye ulaşmış, organlar yüksek performansla çalışmaktadır. Beyin-kas koordinasyonu mükemmel boyuttadır. Küçük kas gruplarının da en güçlü ve en etkili olduğu saat dilimidir. Yapılan istatistiklerde olimpiyat rekorlarının en çok bu saatlerde kırıldığı saptanmıştır.
Saat 18.00
Vücutta yorgunluk başlar ve vücut akşam yemeğine kendini hazırlamaya başlar. Kaslarımız güçsüzleşmeye başlar ve midenin en fazla asit salgıladığı saatlerdir. Pankreas bu saatte oldukça aktiftir. Akşam yemeğine başlamak için ideal bir zamandır.
Saat 19.00-20.00
Havanın kararmaya, vücudumuz uykuya hazırlık yapmaya başlar. Melotonin hormonu havanın kararması ile birlikte salgılanmaya başlar. Kan basıncı azalır ve nabız yavaşlarken mide de sindirim işlemi devam etmektedir.
Saat 21.00
Yemek yemenin en tehlikeli olduğu saattir. Sindirim işlemi sona ermiştir ve organların günlük görevi sona ermiştir. Bu saat ve bu saatten sonra yenilecek her şey midede sabaha kadar hazmedilmeden bekleyecektir. Hazmedilmeyen bu besinler midede çürüyecek ve zararlı çöp halini alacaktır. Bu zararlı asitler bağırsak ve mide mukozasına zarar verecek ve rahatsızlıklara neden olabilecektir.
Saat 22.00
Bu saatte alyuvarların aktivitesi artar, vücut bağışıklık sistemimiz etkin çalışmaya başlar. Sigara kullananlar bu saatte son sigaralarını içmelidir. Çünkü bu saatten sonra vücudumuz nikotin gibi zehirli maddeyi vücuttan uzaklaştıramaz. Sabah saatlerine kadar vücutta kalan bu zararlı madde vücudu zehirler.
Saat 23.00
Uyku için en ideal saattir. Stres hormonu salınımı oldukça azalmış, vücut gevşemeye başlamış, rahatlama ve sakinleşme hali oluşmuştur. Tansiyonumuz ve vücut ısımız düşmüştür. Uykuya daldığımızda 10 dakika sonra kalp atışı ve beynimizin aktiviteleri yavaşlar. Kişi 25 dakika sonra derin uykuya geçer.
Saat 24.00
Biz uyurken vücut kendini onarmaya ve yenilemeye başlar. Akşam yemeğinde aldığımız besinler hücrelerin onarımı için kullanılır. Hücreler yenilenir ve saçlarımız uzar. Gün içerisinde yıpranan bütün dokularımız uyku esnasında yenilenir. Bu günlük yenilenme fırsatını kaçırmamız biraz yaşlanmamız anlamına gelmektedir.
En iyi arkadaşınız sizin anneniz mi, kızınız mı yoksa kız kardeşiniz mi? Bu testi çözün, karar verin!
Aileniz sizden kilometrelerce uzak olduğunda ya da herhangi bir sıkıntıdan ötürü aile desteğine ihtiyaç duyduğunuzda, aileniz kadar yakın bir dosta sahip olmak çok önemli. Ama hiç fark ettiniz mi bu arkadaşın bazen bir anne, bazen bir kız çocuğu bazen de bir kız kardeş gibi geleneksel rollere büründüğünü? Testi çözün ve en iyi arkadaşınızın aile içinde hangi rolü üstlendiğini keşfedin!
Bu durumlardan hangileri size daha yakın? Cümlelerin karşısındaki işaretleri (*, +, @)not edin ve sayın. Üç ve üçten daha fazla olan işaret, en iyi arkadaşınızın hangi rolü üstlendiğini anlatıyor.
* Görünüşümüz ve giysilerimiz birbirine oldukça benziyor.
+ Onu ekek arkadaşımın evinden gece 2de de olsa haber vermek için ararım.
@ Ondan bir haber alamazsam endişeleniyorum.
* Bazen onu kıskanmaktan kendimi alamıyorum.
@ O bir erkekle birlikteyken aynı dostluğu sürdüremeyeceğiz diye endişeleniyorum.
* O beni çok eğlendiriyor.
+ Başkalarıyla tartışmalarımda o daima benim tarafımı tutuyor.
+ Doğruluk ve dürüstlük onun hayattaki en favori prensibi.
@ Zaman zaman ona ödünç para veriyorum.
* Uzun uzun işle ilgili konuştuğumda beni dinlemek istemiyor.
+ Hediyeleri daima bana hitap eden seçimler oluyor.
@ Hediyelerini daime gecikmeli veriyor.
* Birlikte geçmişi anmaktan zevk alıyoruz.
+ Yüklü gelen ekstreden şikayet ettiğimde kredi kartımı parçalayacağı esprisi yapıyor.
@ O, hayatımda tanıdığım en komik insan.
(Üç ya da daha fazla +)
ANNENİZ
Sizi çok yakından tanıyor ve her zaman size işe yarar öneriler veriyor. Bu ilişki eşit miktarda can sıkıcı ve harika olabilir. Onun anlayışına muhtaçsınız. Gerektiğinde sizi teskin ediyor ama bir o kadar da sizi toplum içinde paylamaya meyilli davranıyor.
Yapmanız gereken: Erkek arkadaşınızın bir sahtekar olduğunu söylemesinden sonra gerçekten de aldatmayla sonuçlanan ilişkinizi hatırlamak.
Yapmamanız gereken: Yeni flörtünüzle ilk buluşmalarınızda onu da yanınızda götürmek. Daha birbirinizi yeni tanıdığınız günlerde erkek arkadaşınızın küçükken altınıza kaçırma hikayenizi bilmesi gerekmiyor, değil mi?
(Üç ya da daha fazla @)
KIZINIZ
Evet, siz bir annesiniz. Ona uzun uzun sarılmak ve sonra onu odasına göndermek istiyorsunuz. Özür dileyen bakışlarını gördüğünüzde aptallaşıyorsunuz. Çocukça davrandığında onu yönlendirme konusunda çaba sarf ediyorsunuz ve onun sizin yönlendirmelerinize muhtaç olduğunu düşünüyorsunuz. Ama emin olun, siz de ona bağlısınız.
Yapmanız gereken: Onun en çok kullandığı sözü ödünç almak: Olmuyorsa olmuyor!
Yapmamanız gereken: Düğün ya da doğum günü gibi önemli organizasyonlarda idareyi ona bırakmak.
(Üç ya da daha fazla *)
KIZ KARDEŞİNİZ
Seviyorsunuz, kavga ediyorsunuz ve rekabet ediyorsunuz. Onca tartışmaya rağmen kurşun geçirmez arkadaşlık sözleşmeniz yara almıyor. Hayatının her küçük ayrıntısını sizinle paylaşmıyor, tıpkı sizin yaptığınız gibi. Ancak şu bir gerçek ki herhangi bir sorun yaşadığınızda o herkesten önce yanınızda bitiyor.
Yapmanız gereken: Sevgiliniz sizi terk ettiğinde hiç tereddüt etmeden sizin yanınıza koştuğunu hatırlamak.
Yapmamanız gereken: Geri almak istediğiniz giysilerinizi ona ödünç vermek.
|
|
|
|
|